<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DiYAR21.CoM</title>
	<atom:link href="http://diyar21.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://diyar21.com</link>
	<description>SURLARIN GiZEMLi KENTi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Jan 2011 22:57:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>DiYARBEKiR VE DiYARBAKIR</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/diyarbakir-2011-bir-resim/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/diyarbakir-2011-bir-resim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 22:47:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=206</guid>
		<description><![CDATA[Diyarbakir Türküsü Diyarbakır ortasinda vurulmuş uzaırım Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım Bu dağlarda gençliğim cayı cayır yanarken Ay vurur gözyaşına ben gecede kalırım Üzülme sen, üzülme başını öne eğme Gün olur kavuşuruz, dert etme Diyarbakır Yüreğini dağlama, kanlı bezler bağlama Bu yangın söner birgün, ağlama Diyarbakır Diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım Bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken Gün doğar yaylalara, kahrımdan utanırım Ey fırtınalı bayır, ey mazlum Diyarbakır Dağlarında<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/diyarbakir-2011-bir-resim/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/diyarbakir.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/diyarbakir-150x150.jpg" alt="" title="diyarbakir" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-210" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/diyar21.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/diyar21-150x150.jpg" alt="" title="diyar21" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-207" /></a><br />
Diyarbakir Türküsü</p>
<p>Diyarbakır ortasinda vurulmuş uzaırım<br />
Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım<br />
Bu dağlarda gençliğim cayı cayır yanarken<br />
Ay vurur gözyaşına ben gecede kalırım </p>
<p>Üzülme sen, üzülme başını öne eğme<br />
Gün olur kavuşuruz, dert etme Diyarbakır<br />
Yüreğini dağlama, kanlı bezler bağlama<br />
Bu yangın söner birgün, ağlama Diyarbakır </p>
<p>Diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım<br />
Bu hırçın depremlerle sarsılırım kanarım<br />
Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken<br />
Gün doğar yaylalara, kahrımdan utanırım </p>
<p>Ey fırtınalı bayır, ey mazlum Diyarbakır<br />
Dağlarında ateşler, alnında kızıl bakır<br />
Çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi<br />
Dizlerine döküldüm, ağlama Diyarbakır </p>
<p>Yusuf Hayaloğlu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/diyarbakir-2011-bir-resim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BiR BASKA OZLEDiM DiYARBEKiRi</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/bir-baska-ozledim-diyarbekiri/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/bir-baska-ozledim-diyarbekiri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Jan 2011 14:41:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[CAMiLERiMiZ]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[HAMAMLARIMIZ]]></category>
		<category><![CDATA[HANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[KARPUZUMUZ]]></category>
		<category><![CDATA[KERVANSARAYLAR]]></category>
		<category><![CDATA[SURLARIMIZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Bir Başka Özledim Bugün DiyarbakırıGözlerimde tütüyor, Güneş batışını surlarında seyrettiğim akşamları&#8230; İnsanlar yorgun düşmüş yine&#8230; Helal ekmek peşinde koşuşturduğu inşaatları. Tren garında ayakkabı boyayan, Simit satan çocukların kimsesiz kalmış bakışları. Diyorum ya! Bir başka özledim bugün Diyarbakırı. Dicle Nehri umut umut akıyor&#8230; Silvan yemyeşil bakıyor&#8230; Karaca dağ kara bürünmüş Bembeyaz bir gelin gibi duruyor. Tandırın başında Kederli anaların sıcak ekmeğini özledim. Dar küççelerde Sivri burun, topuklu kunduranın sesini özledim. Davul zurna önünde halay çekmeyi özledim.<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/bir-baska-ozledim-diyarbekiri/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim5.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim5-150x150.jpg" alt="" title="resim5" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-139" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim6.bmp"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim6.bmp" alt="" title="resim6" class="alignnone size-full wp-image-140" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim4.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim4-150x150.jpg" alt="" title="resim4" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-138" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim3.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim3-150x150.jpg" alt="" title="resim3" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-137" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim2.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim2-150x150.jpg" alt="" title="resim2" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-136" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim1.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/resim1-150x150.jpg" alt="" title="resim1" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-135" /></a><br />
Bir Başka Özledim Bugün DiyarbakırıGözlerimde tütüyor,<br />
Güneş batışını surlarında seyrettiğim akşamları&#8230;<br />
İnsanlar yorgun düşmüş yine&#8230;<br />
Helal ekmek peşinde koşuşturduğu inşaatları.<br />
Tren garında ayakkabı boyayan,<br />
Simit satan çocukların kimsesiz kalmış bakışları.<br />
Diyorum ya! Bir başka özledim bugün Diyarbakırı.<br />
Dicle Nehri umut umut akıyor&#8230;<br />
Silvan yemyeşil bakıyor&#8230;<br />
Karaca dağ kara bürünmüş<br />
Bembeyaz bir gelin gibi duruyor.<br />
Tandırın başında<br />
Kederli anaların sıcak ekmeğini özledim.<br />
Dar küççelerde<br />
Sivri burun, topuklu kunduranın sesini özledim.<br />
Davul zurna önünde halay çekmeyi özledim.<br />
Diyorum ya! Bir başka özledim bugün Diyarbakırı.<br />
Kahve köşelerinde geçti gençliğim.<br />
Derdimi anlatamadım, cahil kalmıştı dilim.<br />
Oysa hayat öğretmen; bense öğrenciydim.<br />
Gidip görmeyeli yıllar olmuş&#8230;<br />
İsmin verdiğim oğullarım<br />
Diyar ve Bekir delikanlı olmuş.<br />
Bense dört duvar arasındayım,<br />
Güneşim daha doğmamış.<br />
Diyorum ya! Bir başka özledim bugün Diyarbakırı.<br />
Malabadi Köprüsü’nden tor atardık balıklara&#8230;<br />
Fırat’ın kenarında sarılırdık türkülerden sazlara&#8230;<br />
Şimdi uzak kaldım Sadık dostlara&#8230;<br />
Diyorum ya! Bir başka özledim bugün Diyarbakırı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/bir-baska-ozledim-diyarbekiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DiYARBEKiR</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/diyarbekir/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/diyarbekir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 20:17:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[HAMAMLARIMIZ]]></category>
		<category><![CDATA[HANLAR]]></category>
		<category><![CDATA[SURLARIMIZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Tarihi Diyarbakır Surları: Çin Seddi&#8217;nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8m yüksekliğindedir.16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeridir. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla dekore edilmiştir. M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. reformturk.com &#8211; Diyarbakır&#8217;ın Tarihi Yerleri Çayönü Buluntuları: Diyarbakır&#8217;ın 65km kuzeybatısında Elazığ karayolu üzerinde<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/diyarbekir/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div id="attachment_106" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/DDD.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/DDD-150x150.jpg" alt="" title="DDD" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-106" /></a><p class="wp-caption-text">Diyarbekir Ulu Camii</p></div><br />
Diyarbakır Tarihi Diyarbakır Surları: Çin Seddi&#8217;nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8m yüksekliğindedir.16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeridir. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla dekore edilmiştir. M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir.<br />
reformturk.com &#8211; Diyarbakır&#8217;ın Tarihi Yerleri<br />
Çayönü Buluntuları: Diyarbakır&#8217;ın 65km kuzeybatısında Elazığ karayolu üzerinde Ergani ilçesinde bulunan Çayönü antik kenti cilalı taş devrine yani günümüzden yaklaşık 9000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu yerleşim yerinin ilk yerleşik hayata geçilen yerlerden biri olduğu saptanmıştır. Çayönü İlkel yerleşmesinde çıkartılan öğütme taşları, çakmak taşı, kemikten ve bakırdan yapılan çeşitli aletler Diyarbakır Arkeolojik Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir Malabadi Köprüsü Silvan ilçesi yakınlarında Batman çayı üzerindedir. Dünyadaki taş köprüler içinde kemeri en geniş olanıdır.<br />
Cami ve Kiliseler : Tarihi ve mimari özellikleri ile muhteşem olan Ulu Cami, Nebi Cami ve Safa Cami Diyarbakır&#8217;ın en ünlü camilerdir. Selçuklu Sultanı Melik Şah tarafından yaptırılan Ulu Cami, orijinal dizaynı ve hem Bizans hem de daha eski mimari malzemeleri kullanması ile ilginç olup Türkiye&#8217;nin en eski camilerindendir. Diyarbakır&#8217;ın 77 km doğusunda, Silvan&#8217;da 1185 yılında yapılmış, zarif görünümlü Ulu Cami, kemer kapıları ifade eden ince taş kabartmaları ile görülmeye değerdir. Dİyarbakır Cami ve Kiliseleri Diyarbakır&#8217;ın önemli kiliseleri arasında Mart Thoma, Meryem Ana, Kırklar Kilisesi ve Mart Pityon Kilisesi sayılabilir. Meryem Ana Kilisesi, şehirde kalan az sayıdaki Süryani cemaati tarafından halen kullanılmaktadır.<br />
Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?p=92678<br />
Çarşılar ve Hanlar: Diyarbakır, Tarihi İpek Yolu&#8217;nun merkezlerinden olması sebebi ile önemli hanlara sahiptir. Deliller Hanı, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han&#8217;da geçmişte olduğu gibi günümüzde de halı, kilim ve gümüş işleme satan dükkanlar bulunmaktadır. Kervansaray Mimarisi ve iç yapısı ile görülmesi gereken yerlerden biri olan Kervansaray, bugün restore edilerek otel haline getirilmiştir.<br />
Evli Eden Burcu (Ben-u Sen Burcu) : Artuklu hü*kümdarı Melik Salih adına 1208 yılında mimar ibrahim tarafın*dan yapılmıştır. Bilhassa burcu bir kuşak gibi sarmış olan kitabesi önemli bir sanat eseridir. </p>
<p>Yedi Kardeş Burcu: Artuklu Hükümdarı Melik Salih adına 1208 yılında mimar ibrahim oğlu Yayha tarafından yapılmış olan bu burçta Selçukluların sembolü çift başlı Kartal, Aslan kabart*maları ve meşhur kitabeleri ustaca işlenmiş olup, mimari değeri büyük bir burçtur. </p>
<p>Keçi Burcu: Mardin kapısının doğusunda yontulmuş olan kaya kitlesinin üstüne inşa edilmiş olan Keçi Burcu; surlar üze*rinde bulunan burçların en büyüğü ve en eskisidir. inşa tarihi bi*linmemekle beraber 1223 yılında Mervan oğulları tarafından onarılmıştır. Bu muhteşem burç içinde 11 kemer bulunmaktadır. Eskiden mabet olarak kullanıldığı sanılan burcun son bölümün*de bir kuyu veya yeraltı geçidini andıran dehliz bulunmuşsada beton bir blokla üstü kapatılmıştır. </p>
<p>Ulu Camii: Çok sağlam, kara taştan yapılmış, Anadolu’nun en eski camiierindendir. M.S.639 yılında islam orduları Diyarbakır’ı fethedince Mar-Toma Kilisesi’nin camiiye çevrilmesiyle kurulmuştur. islam aleminde 5. Haremşerif olarak tanınmaktadır. Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır. </p>
<p>Safa Camii: Palu (Parlı) Camii ismi de verilen yapı 1532 yı*lında yapılmış bir Akkoyunlu eseridir. Çini ve motiflerle süslen*miş çok zarif olan minaresinin son zamanlara kadar kılıfla muhafaza edildiği söylenmektedir. Batısında büyük Hekim Muslihiddin-i Lari’nin mezarı vardır. </p>
<p>Beharampaşa Camii: 1572 yılında DiYARBAKıR Valisi Behram Paşa tarafından yaptırılmış Osmanlı eseridir. Giriş kapısının üstündeki sağ ve sol sahanların ters düzeninin bugünkü in*şaatlarda kullanılan modern sıkıştırma usulünün günümüzden 400 sene önce taş inşaatına tatbiki suretiyle yapılması fen adamları*nın dikkatini çekmekte ve takdirini kazanmaktadır. </p>
<p>Hazreti Süleyman Camii: Camii’nin diğer adları da Na*sıriye Kale Camii’dir. 1155-1169 yılları arasında Nisanoğlu Ebul*Kasım tarafından yaptırılmıştır. Camiinin bitişiğindeki Halid Bin Velid’in oğlu Süleyman ile DiYARBAKıR’ın Arap’lar tarafından alın*ması sırasında şehit düşen diğer sahabeler yatmaktadır. Camii Selçuklu tarzında, mimarisi ise Arap usulüdur. </p>
<p>Nebii Camii: Akkoyunlu eseri olup, 15. Yüzyıldan kalma taşla örtülü tek kubbeli bir camiidir. Minaresinde Peygamber Efendi*mizden (Kaalen Nebiye) diye bahseden kitabelerin çokluğundan dolayı Nebi veya Peygamber Camii denildiği sanılmaktadır. 1530 yılında Hacı Hüseyin adlı bir kasap tarafından yaptırılan minare*si 1960 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yeri değiştirilerek onarılmıştır. </p>
<p>Fatihpaşa Camii: Kurşunlu Camii’de denilmektedir. 1516-1520 yılları arasında şehrin ilk Osmanlı valisi DiYARBAKıR’lı Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. ilk Osmanlı eseri*dir. Duvarlı çok güzelOsmanlı çinileri ile kaplıdır. Mihrabı ve min*beri görkemli bir sanat yapıtı olan camii’nin ayrıntıları Selçuklu tarzındadır. Cumhuriyet devrinde onarılan camii’nin yanında birde türbe vardır. </p>
<p>Hüsrevpaşa Camii: Osmanlı devri DiYARBAKıR Valile*rinin ikincisi olan Hüsrevpaşa tarafından 1512-1528 tarihleri ara*sında yaptırılmıştır. Bina önce Üsreviye Medresesi adı ile yaptırılmıştır. Kesme taştan yaptırılmış olan minaresi Selçuklu tar*zında olup, sarkıtlarla süslüdür. </p>
<p>Melek Ahmet Camii: Melek Ahmet Paşa tarafından 16. Yüzyılda yaptırılmıştır. Tümü çiniden yapılmış mihrabı çok ilgi çe*kicidir. Minaresine yarıya kadar birbirini görmeyen iki merdiven*le çıkılır, yarıda bu iki merdiven birleşir. Kaidesinin süslemeciliği oldukça inceliklidir. Çini mozaiklerle süslü kabartmalar ince ve ustalıkiı bir beğeni örneğidir. </p>
<p>İskender paşa Camii: Vali iskender Paşa tarafından 1551 yılında yaptırılmıştır. Önünde şadırvanı, doğusunda türbesi var*dır. Kara ve beyaz taşlarla süslü olan camii güzel bir Osmanlıeseridir. </p>
<p>Dört Ayaklı Minare: Akkoyunlu Kasım Han tarafından yaptırılan Şeyh mutahhar Ca*mii’sinin dört ayaklı minaresi yekpare dört sütun üzerinde inşaa ettirilmiş ilginç anıtlardandır. Minarenin sütunları altından yedi defa geçenin her dileğinin yerine geldiğine inanılır. </p>
<p>Mesudiye Medresesi: Ulu Camii’nin kuzeyinde ve cami*i’ye bitişiktir. 1198 yılında Artuklu Melikül Mesut Kutbudin Ebu Muzaffer Sokman zamanında inşaasına başlandığı üzerindeki ki*tabeden anlaşılmaktadır. Motif ve kitabeleriyle çok değerli bir sanat eseri olan medresenin avlusundçıki mihrabın iki yanına ustaca yer*leştirilmiş döner taş sutünlar binanın herhangi bir yerinde mey*dana gelecek çökmeyi veya kaymayı tespit için konulmuştur. Bina kesme taştan iki katlı olarak yapılmıştır. Mesudiye medresesi içinde öğrenim yapılan Anadolu’nun ilk üniversitesidir. </p>
<p>Zinciriye Medresesi: Sincariye Medresesi’de denilir. Bina 1198 yılında yapılmış olup, mimarının adı isa Ebu Dirhem’dir. </p>
<p>Meryemana Kilisesi: 3. Yüzyıldan kalmadır. Zamanla bir*çok onarım görmüş olup, Bizans devrinden kalma mihrabı, Ro*ma biçimi kapısı ilginçtir. Kilisede bazı azizlerin türbesi bulunmaktadır. Şehrimizin en güzel Süryani Kadim Yakubi mez*hebi kilisesidir. Diğer bir kilisede Keldani Kilisesidir.</p>
<p>Diyarbakır Tarihi Diyarbakır Surları: Çin Seddi&#8217;nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8m yüksekliğindedir.16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeridir. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla dekore edilmiştir. M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. </p>
<p>Çayönü Buluntuları: Diyarbakır&#8217;ın 65km kuzeybatısında Elazığ karayolu üzerinde Ergani ilçesinde bulunan Çayönü antik kenti cilalı taş devrine yani günümüzden yaklaşık 9000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu yerleşim yerinin ilk yerleşik hayata geçilen yerlerden biri olduğu saptanmıştır. Çayönü İlkel yerleşmesinde çıkartılan öğütme taşları, çakmak taşı, kemikten ve bakırdan yapılan çeşitli aletler Diyarbakır Arkeolojik Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir Malabadi Köprüsü Silvan ilçesi yakınlarında Batman çayı üzerindedir. Dünyadaki taş köprüler içinde kemeri en geniş olanıdır.<br />
Cami ve Kiliseler : Tarihi ve mimari özellikleri ile muhteşem olan Ulu Cami, Nebi Cami ve Safa Cami Diyarbakır&#8217;ın en ünlü camilerdir. Selçuklu Sultanı Melik Şah tarafından yaptırılan Ulu Cami, orijinal dizaynı ve hem Bizans hem de daha eski mimari malzemeleri kullanması ile ilginç olup Türkiye&#8217;nin en eski camilerindendir. Diyarbakır&#8217;ın 77 km doğusunda, Silvan&#8217;da 1185 yılında yapılmış, zarif görünümlü Ulu Cami, kemer kapıları ifade eden ince taş kabartmaları ile görülmeye değerdir. Dİyarbakır Cami ve Kiliseleri Diyarbakır&#8217;ın önemli kiliseleri arasında Mart Thoma, Meryem Ana, Kırklar Kilisesi ve Mart Pityon Kilisesi sayılabilir. Meryem Ana Kilisesi, şehirde kalan az sayıdaki Süryani cemaati tarafından halen kullanılmaktadır.<br />
Çarşılar ve Hanlar: Diyarbakır, Tarihi İpek Yolu&#8217;nun merkezlerinden olması sebebi ile önemli hanlara sahiptir. Deliller Hanı, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han&#8217;da geçmişte olduğu gibi günümüzde de halı, kilim ve gümüş işleme satan dükkanlar bulunmaktadır. Kervansaray Mimarisi ve iç yapısı ile görülmesi gereken yerlerden biri olan Kervansaray, bugün restore edilerek otel haline getirilmiştir.<br />
Evli Eden Burcu (Ben-u Sen Burcu) : Artuklu hü*kümdarı Melik Salih adına 1208 yılında mimar ibrahim tarafın*dan yapılmıştır. Bilhassa burcu bir kuşak gibi sarmış olan kitabesi önemli bir sanat eseridir. </p>
<p>Yedi Kardeş Burcu: Artuklu Hükümdarı Melik Salih adına 1208 yılında mimar ibrahim oğlu Yayha tarafından yapılmış olan bu burçta Selçukluların sembolü çift başlı Kartal, Aslan kabart*maları ve meşhur kitabeleri ustaca işlenmiş olup, mimari değeri büyük bir burçtur. </p>
<p>Keçi Burcu: Mardin kapısının doğusunda yontulmuş olan kaya kitlesinin üstüne inşa edilmiş olan Keçi Burcu; surlar üze*rinde bulunan burçların en büyüğü ve en eskisidir. inşa tarihi bi*linmemekle beraber 1223 yılında Mervan oğulları tarafından onarılmıştır. Bu muhteşem burç içinde 11 kemer bulunmaktadır. Eskiden mabet olarak kullanıldığı sanılan burcun son bölümün*de bir kuyu veya yeraltı geçidini andıran dehliz bulunmuşsada beton bir blokla üstü kapatılmıştır. </p>
<p>Ulu Camii: Çok sağlam, kara taştan yapılmış, Anadolu’nun en eski camiierindendir. M.S.639 yılında islam orduları Diyarbakır’ı fethedince Mar-Toma Kilisesi’nin camiiye çevrilmesiyle kurulmuştur. islam aleminde 5. Haremşerif olarak tanınmaktadır. Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır. </p>
<p>Safa Camii: Palu (Parlı) Camii ismi de verilen yapı 1532 yı*lında yapılmış bir Akkoyunlu eseridir. Çini ve motiflerle süslen*miş çok zarif olan minaresinin son zamanlara kadar kılıfla muhafaza edildiği söylenmektedir. Batısında büyük Hekim Muslihiddin-i Lari’nin mezarı vardır. </p>
<p>Beharampaşa Camii: 1572 yılında DiYARBAKıR Valisi Behram Paşa tarafından yaptırılmış Osmanlı eseridir. Giriş kapısının üstündeki sağ ve sol sahanların ters düzeninin bugünkü in*şaatlarda kullanılan modern sıkıştırma usulünün günümüzden 400 sene önce taş inşaatına tatbiki suretiyle yapılması fen adamları*nın dikkatini çekmekte ve takdirini kazanmaktadır. </p>
<p>Hazreti Süleyman Camii: Camii’nin diğer adları da Na*sıriye Kale Camii’dir. 1155-1169 yılları arasında Nisanoğlu Ebul*Kasım tarafından yaptırılmıştır. Camiinin bitişiğindeki Halid Bin Velid’in oğlu Süleyman ile DiYARBAKıR’ın Arap’lar tarafından alın*ması sırasında şehit düşen diğer sahabeler yatmaktadır. Camii Selçuklu tarzında, mimarisi ise Arap usulüdur. </p>
<p>Nebii Camii: Akkoyunlu eseri olup, 15. Yüzyıldan kalma taşla örtülü tek kubbeli bir camiidir. Minaresinde Peygamber Efendi*mizden (Kaalen Nebiye) diye bahseden kitabelerin çokluğundan dolayı Nebi veya Peygamber Camii denildiği sanılmaktadır. 1530 yılında Hacı Hüseyin adlı bir kasap tarafından yaptırılan minare*si 1960 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yeri değiştirilerek onarılmıştır. </p>
<p>Fatihpaşa Camii: Kurşunlu Camii’de denilmektedir. 1516-1520 yılları arasında şehrin ilk Osmanlı valisi DiYARBAKıR’lı Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. ilk Osmanlı eseri*dir. Duvarlı çok güzelOsmanlı çinileri ile kaplıdır. Mihrabı ve min*beri görkemli bir sanat yapıtı olan camii’nin ayrıntıları Selçuklu tarzındadır. Cumhuriyet devrinde onarılan camii’nin yanında birde türbe vardır.<br />
Kaynak: Eğitim-Öğretim http://www.reformturk.com/showthread.php?p=92678</p>
<p>Hüsrevpaşa Camii: Osmanlı devri DiYARBAKıR Valile*rinin ikincisi olan Hüsrevpaşa tarafından 1512-1528 tarihleri ara*sında yaptırılmıştır. Bina önce Üsreviye Medresesi adı ile yaptırılmıştır. Kesme taştan yaptırılmış olan minaresi Selçuklu tar*zında olup, sarkıtlarla süslüdür. </p>
<p>Melek Ahmet Camii: Melek Ahmet Paşa tarafından 16. Yüzyılda yaptırılmıştır. Tümü çiniden yapılmış mihrabı çok ilgi çe*kicidir. Minaresine yarıya kadar birbirini görmeyen iki merdiven*le çıkılır, yarıda bu iki merdiven birleşir. Kaidesinin süslemeciliği oldukça inceliklidir. Çini mozaiklerle süslü kabartmalar ince ve ustalıkiı bir beğeni örneğidir. </p>
<p>İskender paşa Camii: Vali iskender Paşa tarafından 1551 yılında yaptırılmıştır. Önünde şadırvanı, doğusunda türbesi var*dır. Kara ve beyaz taşlarla süslü olan camii güzel bir Osmanlıeseridir. </p>
<p>Dört Ayaklı Minare: Akkoyunlu Kasım Han tarafından yaptırılan Şeyh mutahhar Ca*mii’sinin dört ayaklı minaresi yekpare dört sütun üzerinde inşaa ettirilmiş ilginç anıtlardandır. Minarenin sütunları altından yedi defa geçenin her dileğinin yerine geldiğine inanılır. </p>
<p>Mesudiye Medresesi: Ulu Camii’nin kuzeyinde ve cami*i’ye bitişiktir. 1198 yılında Artuklu Melikül Mesut Kutbudin Ebu Muzaffer Sokman zamanında inşaasına başlandığı üzerindeki ki*tabeden anlaşılmaktadır. Motif ve kitabeleriyle çok değerli bir sanat eseri olan medresenin avlusundçıki mihrabın iki yanına ustaca yer*leştirilmiş döner taş sutünlar binanın herhangi bir yerinde mey*dana gelecek çökmeyi veya kaymayı tespit için konulmuştur. Bina kesme taştan iki katlı olarak yapılmıştır. Mesudiye medresesi içinde öğrenim yapılan Anadolu’nun ilk üniversitesidir. </p>
<p>Zinciriye Medresesi: Sincariye Medresesi’de denilir. Bina 1198 yılında yapılmış olup, mimarının adı isa Ebu Dirhem’dir. </p>
<p>Meryemana Kilisesi: 3. Yüzyıldan kalmadır. Zamanla bir*çok onarım görmüş olup, Bizans devrinden kalma mihrabı, Ro*ma biçimi kapısı ilginçtir. Kilisede bazı azizlerin türbesi bulunmaktadır. Şehrimizin en güzel Süryani Kadim Yakubi mez*hebi kilisesidir. Diğer bir kilisede Keldani Kilisesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/diyarbekir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ULUCAMİ</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/ulucami/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/ulucami/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 19:14:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[CAMiLERiMiZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[ULU CAMİİ Anadolu &#8216;nun en eski camisidir. 639 yılında Diyarbakır&#8217;a egemen olan müslüman Araplar tarafından şehrin merkezindeki en büyük mabedin (Martoma Kilisesi) camiye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Daha sonra 1091 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah&#8217;ın buyruğu ile büyük bir onarım gördüğünü, değişik dönemlerde birçok kez onarım ve eklentilerle bugünkü şeklini aldığını kitabelerinden öğrenmekteyiz. Erken islam döneminin ünlü Şam Emeviye Cami&#8217;nin (benzerliklerden dolayı) Anadolu&#8217;ya yansıması olarak yorumlanan Diyarbakır Ulu Camii, İslam aleminin 5. ı Harem-i Şerifi olarak kabul<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/ulucami/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/ulu.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/ulu-150x150.jpg" alt="" title="ulu" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-69" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/Diyarbakir_ulu_cami.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/Diyarbakir_ulu_cami-150x150.jpg" alt="" title="Diyarbakir_ulu_cami" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-66" /></a><br />
ULU CAMİİ<br />
        Anadolu &#8216;nun en eski camisidir. 639 yılında Diyarbakır&#8217;a egemen olan müslüman Araplar tarafından şehrin merkezindeki en büyük mabedin (Martoma Kilisesi) camiye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Daha sonra 1091 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah&#8217;ın buyruğu ile büyük bir onarım gördüğünü, değişik dönemlerde birçok kez onarım ve eklentilerle bugünkü şeklini aldığını kitabelerinden öğrenmekteyiz. Erken islam döneminin ünlü Şam Emeviye Cami&#8217;nin (benzerliklerden dolayı) Anadolu&#8217;ya yansıması olarak yorumlanan Diyarbakır Ulu Camii, İslam aleminin 5. ı Harem-i Şerifi olarak kabul edilmektedir.<br />
        Ortadaki büyük avlunun doğu ve batısında yer alan maksureleri, güneyinde Hanifiler Cami&#8217;i, kuzeyindeki Şafiiler Camii ve Mesudiye Medresesi ve Caminin batı girişinin hemen yakınındaki Zinciriye Medresesi ile dinsel ve kültürel yapıları biraraya getiren bir yapılar grubu niteliğindedir.<br />
        Ulu Cami&#8217;nin avlu cephelerinde farklı dönemlere ait Mimari bezekler, kabartma ve yazıtlar büyük bir uyum içerisinde yerleştirilmişlerdir. Ki bu da bize sanatın birbiri üzerine eklenerek geliştiği bu yapıda inançların ve hoşgörününde uyum içerisinde geliştiğini ve gelişebileceğini kanıtlar gibidir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/ulucami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAMAMLARIMIZ</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/hamlarimiz/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/hamlarimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 19:03:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HAMAMLARIMIZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[TARİHİ DİYARBAKIR HAMAMLARI Diyarbakır’ın eski tarihinden söz eden kaynaklar, vilayet salnameleri ve gezginlerin yazılarından öğrenildiğine göre, Diyarbakır’da hamamların büyük yer tuttuğu anlaşılmaktadır. Şehrin hemen her mahallesinde hamamlar bulunuyordu. Osmanlı döneminde salgın hastalıkları önlemek ve bu kentte yaşayanları korumak amacı ile kente gelen yabancılar zorunlu olarak hamamlara sokuluyor, ondan sora da şehre girmelerine izin veriliyordu. Bu nedenle de Diyarbakır surlarında kente girişi sağlayan dört kapının yakınında hamamlar bulunuyordu. Ancak bu hamamların çoğu zamanla ilgisizlikten, açılan yollar<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/hamlarimiz/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/hamam1.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/hamam1-150x150.jpg" alt="" title="hamam" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-57" /></a></p>
<p>TARİHİ DİYARBAKIR HAMAMLARI<br />
Diyarbakır’ın eski tarihinden söz eden kaynaklar, vilayet salnameleri ve gezginlerin yazılarından öğrenildiğine göre, Diyarbakır’da hamamların büyük yer tuttuğu anlaşılmaktadır. Şehrin hemen her mahallesinde hamamlar bulunuyordu. </p>
<p>Osmanlı döneminde salgın hastalıkları önlemek ve bu kentte yaşayanları korumak amacı ile kente gelen yabancılar zorunlu olarak hamamlara sokuluyor, ondan sora da şehre girmelerine izin veriliyordu. Bu nedenle de Diyarbakır surlarında kente girişi sağlayan dört kapının yakınında hamamlar bulunuyordu. Ancak bu hamamların çoğu zamanla ilgisizlikten, açılan yollar nedeni ile yıkılmış ve şehirde hamam sayısı azalmıştır. Yıkılan hamamlardan Mirza Hamamı XV.yüzyılda Akkoyunlular zamanında yapılmış ve I.Dünya Savaşı sırasında yıkılmıştır. Yeni Kapı Hamamı ise 1882’de yıkılmıştır. Maristan Hamamı Gazi İlkokulu’nun yapımı sırasında ortadan kalkmıştır. İçkale’deki Kale Hamamı, Sinek Pazarı’ndaki Alaaddin hamamı da zamanla ortadan kalkmıştır. Muallak Mahallesi’ndeki Domat Hamamı da I.Dünya Savaşı sırasında yıkılmıştır. Dilaver paşa Hamamı, Hüseyin Efendi Hamamı, Bekir Paşa Hamamı, Cadde Hamamı da yakın tarihlerde çeşitli nedenlerle ortadan kalkan hamamlar arasındadır. Bunun yanı sıra XVI.yüzyılda yapılmış Cimşid Bey Hamamı 1863 tarihli İpekoğlu Hamamı da çeşitli amaçlarla kullanılmış ve işlevini kaybetmiştir. </p>
<p>Ali Paşa Hamamı (Merkez) </p>
<p>Ali Paşa’nın yaptırmış olduğu cami ve medresenin yanı sıra 1534 yılında onlara bir de hamam eklemiştir. Bu hamamın da cami ve medrese ile birlikte Mimar Sinan tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Günümüze oldukça harap bir durumda gelebilmiştir. </p>
<p>Melek Ahmet Paşa Hamamı (Merkez) </p>
<p>Diyarbakır Melek Ahmet Paşa Caddesi üzerinde bulunan bu hamamı Melek Ahmet Paşa tarafından1564 yılında yapımına başlanmış, 1567 yılında da tamamlanmıştır. </p>
<p>Behram Paşa Hamamı (Merkez) </p>
<p>Behram Paşa tarafından 1564 yılında yaptırılan bu hamamdan Evliya Çelebi de söz etmiştir. </p>
<p>Çardaklı Hamam (Merkez) </p>
<p>Diyarbakır İbrahim Bey Mahallesi’nde bulunan bu hamamı Hüsrev Paşa camisi ile birlikte 1521-1528 yılları arasında yaptırmıştır. </p>
<p>Vahap Ağa Hamamı (Merkez) </p>
<p>Diyarbakır’dan Dağ Kapısı’na giden yolun solunda bulunan bu hamamın ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. </p>
<p>Soğukluk, sıcaklık ve halvet bölümlerinden meydana gelen bir hamam olup, özellikle halvet kısmı haçvari bir plan göstermektedir. </p>
<p>Deve Hamamı (Merkez) </p>
<p>Diyarbakır Mardin kapısı yakınında, cadde üzerindedir. Bu hamamın da yapım tarihi ve banisi belli değildir. Büyüklüğünden dolayı halk arasında Deve Hamamı olarak tanınmaktadır. </p>
<p>Kadı Hamamı (Merkez) </p>
<p>Diyarbakır Sefa Camisi’nin yakınında bulunan bu hamamın ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Evliya Çelebi bu hamamın isminin Eşbek olduğunu yazmıştır. </p>
<p>Küçük Hamam (Merkez) </p>
<p>Melek Ahmet Paşa Camisi’ne bitişik olan bu hamamın da yapım tarihi belli değildir. Oldukça küçük ölçüde bir hamamdır. Soğukluk, ılıklık ve halvet bölümlerinden meydana gelmiş ve üzeri kubbe ile örtülmüştür. </p>
<p>Saray Hamamı (Çermik) </p>
<p>Diyarbakır çermik ilçesinde bulunan bu hamamın kitabesi günümüze ulaşamadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan XVI.-XVII.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. </p>
<p>Bu hamam haç biçimli, dört eyvanlı, köşe hücreli hamamlar plan gurubundandır. Oldukça büyük ölçüde yapılan bu hamam soğukluk, ılıklık ve halvet bölümlerinden oluşmuş, her bölümün üzeri içten pandantifli, dıştan kasnaklı kubbelerle örtülmüştür. </p>
<p>Çüngüş Hamamı (Çüngüş) </p>
<p>Diyarbakır Çüngüş ilçesinde eğimli bir arazide yapılmış olan bu hamamın da kitabesi günüme gelememiştir. Mimari üslubundan XVII.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. </p>
<p>Hamam, dört eyvanlı haç biçimli ve köşe hücreli hamamlar gurubundandır. Yakın tarihlerde içerisindeki eyvanlardan biri ile köşe hücrelerinden ikisi kaldırılmış, halvet bölümü daha büyütülmüştür. Hamamın üzeri içten pandantifli, dıştan kasnaklı kubbelerle örtülüdür</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/hamlarimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SURLARIN GiZEMİ</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/surlarin-gizemi/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/surlarin-gizemi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 18:55:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[SURLARIMIZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Surları Çin Seddi&#8217;nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8 m yüksekliğinde. M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmiyor. 16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeri. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla süslenmiş. Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında olan Diyarbakır, tarihi boyunca önemli medeniyetlerin yerleşim merkezi, Osmanlı döneminde<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/surlarin-gizemi/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/SURLAR4.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/SURLAR4-150x150.jpg" alt="" title="SURLAR4" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-81" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/SURLAR3.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/SURLAR3-150x150.jpg" alt="" title="SURLAR3" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-79" /></a><div id="attachment_51" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/1images.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/1images-150x150.jpg" alt="" title="1images" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-51" /></a><p class="wp-caption-text">SURLARIN SIRRI</p></div><br />
Diyarbakır Surları</p>
<p>Çin Seddi&#8217;nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8 m yüksekliğinde. M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmiyor. 16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeri. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla süslenmiş.</p>
<p>Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında olan Diyarbakır, tarihi boyunca önemli medeniyetlerin yerleşim merkezi, Osmanlı döneminde ise doğuya sefer düzenleyen orduların hareket üssü ve kışlası olmuş. Eski zamanlarda Amida olarak bilinen Diyarbakır, Dicle Nehri kıyısında bazalt bir yaylaya yer alıyor. Isının 40-50 dereceye vardığı yaz günlerinin bunaltıcı sıcaklığından kurtulmak amacıyla gelişen düz damlı evleri ile tipik yöre mimarisinin günümüzde de yaşatıldığı Diyarbakır, uzun surları, Malabadi Köprüsü’yle Doğu’nun en güzel kentlerinden biri. </p>
<p>Diyarbakır tarihinin, Çayönü’nde yapılan kazılarla M.Ö.7500 yıllarına kadar uzandığı belirlenmiş. Diyarbakır ve çevresinde Hurriler, Mitanniler, Hititler, Asurlar, Medler, Persler, Büyük İskender, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/surlarin-gizemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KARPUZUMUZ</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/dogunun-efsaneler-diyari/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/dogunun-efsaneler-diyari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 18:44:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[İriliği ve uzun süre dayanıklılığıyla bilinen Diyarbakır karpuzu, Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından &#8216;coğrafi işaret&#8217; olarak tescillendi. TPE&#8217;nin ilanıyla &#8220;yuvarlak, oval şekilli, alacalı karpuzlar&#8221; sınıfına giren Diyarbakır karpuzu artık tescilli bir marka oldu. Diyarbakır Valiliği, 2007 yılında Diyarbakır karpuzunun tescilli bir marka olması için çalışma başlattı. Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi, İl Tarım Müdürlüğü, Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Diyarbakır Ziraat Odası ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası temsilcilerinden oluşan teknik bir ekip oluşturuldu. Ekip, Diyarbakır<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/dogunun-efsaneler-diyari/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/diyarbakir-karpuzu4.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/diyarbakir-karpuzu4-150x150.jpg" alt="" title="diyarbakir-karpuzu" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-199" /></a><br />
İriliği ve uzun süre dayanıklılığıyla bilinen Diyarbakır karpuzu, Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından &#8216;coğrafi işaret&#8217; olarak tescillendi. TPE&#8217;nin ilanıyla &#8220;yuvarlak, oval şekilli, alacalı karpuzlar&#8221; sınıfına giren Diyarbakır karpuzu artık tescilli bir marka oldu.<br />
Diyarbakır Valiliği, 2007 yılında Diyarbakır karpuzunun tescilli bir marka olması için çalışma başlattı. Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi, İl Tarım Müdürlüğü, Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Diyarbakır Ziraat Odası ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası temsilcilerinden oluşan teknik bir ekip oluşturuldu. </p>
<p>Ekip, Diyarbakır karpuzunun coğrafi işaret olarak tescillenmesi için bir rapor hazırladı. TPE&#8217;ye sunulan rapor, ulusal ve resmi gazetelerde tescil işlemiyle ilgili 6 ay ilan olarak yayınlandı. </p>
<p>Herhangi bir itiraz gelmeyince TPE Başkanlığı&#8217;nca Diyarbakır karpuzunun coğrafi işaret (bir malın coğrafi kökenini gösteren veya kullanılan bir unsur, madde, motif, malzeme ya da usul nedeniyle bir alana, yöreye yahut ülkeye yollamada bulunarak o mala istek ve güven duyulmasını sağlayan ad veya işaret) olarak tescili yapıldı. </p>
<p>DİYARBAKIR KARPUZU, İRİLİĞİNİ KOYUN, LEZZETİNİ İSE GÜVERCİN GÜBRESİNDEN ALIYOR </p>
<p>İriliği koyun, lezzeti ise güvercin gübresi sayesinde alan Diyarbakır karpuzu, Dicle Nehri kenarında çakıllı, Kumlu arazilerde yöreye özgü yöntemlerle yetiştirilen dünyaca ünlü ender tarım ürünü olarak biliniyor. </p>
<p>Meyve ağırlığı ortalama 20-30 kilogram gelen Diyarbakır karpuzu, kuyu karpuzculuğu (Dicle Nehri kıyılarında çakıllı ve milli topraklar üzerinde iri Diyarbakır karpuzunun yetiştirildiği metot) yöntemiyle yetiştirildiğinde ağırlığı 75 kilograma kadar çıkabiliyor. </p>
<p>Diyarbakır karpuzunu diğer çeşitlerden ayıran en önemli özelliği, meyve iriliği ve geç olgunlaşarak diğer çeşitler pazarda tükendikten sonra yeni hasat olgunluğuna gelmesi. </p>
<p>Kalın kabuklu olması, nakliyeye ve uzak pazarlara gönderilmeye dayanıklılık sağlıyor. Kasım ayı sonuna kadar manavlarda bulunabiliyor. Diğer çeşitlere göre bol lifli olmasından dolayı tıbbi değerinin bulunması da bu karpuzun diğer bir özelliği. </p>
<p>Diyarbakır Tarım İl Müdürlüğü Çiftçi Yayım Eğitim Şube Müdürü Ramazan Yaman, karpuzun üretimini ve sofralık değerini artırmak için ilgili kurumlar ve Ziraat Fakültesi&#8217;nce projeler hazırlanıp uygulandığını söyledi. </p>
<p>Tescil edilmesiyle birlikte karpuza yönelik çalışmaların artacağını belirten Yaman, bunun için valiliğin finans kaynağı sağlayarak, çiftçiye gübre ve fide desteğinde bulunduğunu aktardı. </p>
<p>Yaman, &#8220;2008 yalında gerçekleştirdiğimiz karpuz yarışmasında 55 kilogram ağırlığındaki bir karpuz yarışmada birinci oldu. Bu yıl daha ağır karpuzların üretilmesini bekliyoruz. Diyarbakır karpuzu yarışmaya girecek iriliğe ulaştığı zaman sofralık tüketimden daha çok hediyelik amaçlı olarak Türkiye&#8217;nin farklı yerlerine gönderiliyor. Yarışmada toplanan karpuzları farklı illere Diyarbakır karpuzunu tanıtmak amacıyla gönderiyoruz.&#8221; şeklinde konuştu. </p>
<p>Dicle Nehri kıyısındaki köylerde yetişen Diyarbakır karpuzu, merkez, Erimli, Terzian, Dürümlü, Sivritepe, Güzel, Bağıvar, Yukarı Kılıçtaşı, Tepe, Develi, Kervanpınar, Yuvacık, Şükürlü, Başaklı, Ambar, Göksu, Şahabar, Harbejan köyleri ile Bismil ve Çınar ilçelerinde üretim alanı buluyor.<br />
<img alt="" src="http://www.diyarbakirresimleri.com/mynet_resimlerim/diyarbakir_karpuzu_ve_cocuk.gif" class="alignnone" width="368" height="355" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/dogunun-efsaneler-diyari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AMED SEHRiM  BENİM</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/amed-sehrim-benim/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/amed-sehrim-benim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 21:44:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[CAMiLERiMiZ]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[KERVANSARAYLAR]]></category>
		<category><![CDATA[SURLARIMIZ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[Bir şehri düşüm almışım Yarim seni orda görmüşüm Bir kalpsize gönül vermişim Şimdi ölüm benim Amed içinde Bir gece bir gün olmuşum Şiir huylum hasret kalmışım Yari koynuna göndermişim Şimdi yangın benim Amed içinde Amed şehrim benim sende saklı tüm düşlerim Amed yaram benim sende kaldı tüm düşlerim Ben ne yanlışa meyil vermişim Yar yerine karanlık sarmışım Bağrıma yıldız basmışım Şimdi hasret benim Amed içinde Bir damla bir sel olmuşum Dicleyim aşka akmışım Koynumda resmin<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/amed-sehrim-benim/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><div id="attachment_63" class="wp-caption alignnone" style="width: 160px"><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/3images.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/3images-150x150.jpg" alt="" title="3images" width="150" height="150" class="size-thumbnail wp-image-63" /></a><p class="wp-caption-text">AMED SEHRİM BENiM</p></div><br />
Bir şehri düşüm almışım<br />
Yarim seni orda görmüşüm<br />
Bir kalpsize gönül vermişim<br />
Şimdi ölüm benim Amed içinde<br />
Bir gece bir gün olmuşum<br />
Şiir huylum hasret kalmışım<br />
Yari koynuna göndermişim<br />
Şimdi yangın benim Amed içinde<br />
Amed şehrim benim sende saklı tüm düşlerim<br />
Amed yaram benim sende kaldı tüm düşlerim<br />
Ben ne yanlışa meyil vermişim<br />
Yar yerine karanlık sarmışım<br />
Bağrıma yıldız basmışım<br />
Şimdi hasret benim Amed içinde<br />
Bir damla bir sel olmuşum<br />
Dicleyim aşka akmışım<br />
Koynumda resmin yatmışım<br />
Şimdi vuslat benim Amed içinde<br />
Amed şehrim benim sende saklı tüm düşlerim<br />
Amed yaram benim sende kaldı tüm düşlerim<br />
<object width="400" height="300"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=54257" /><embed src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=54257" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/amed-sehrim-benim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DiYARBEKiR EVLERi</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/karatasli-kayip-sehir/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/karatasli-kayip-sehir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 21:39:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Diyarbakır Evleri Diyarbakır, sivil mimari yönünden Güneydoğu Anadolu’nun en zengin örneklerini bir araya getirmiştir. Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişi olan Diyarbakır, Anadolu’nun bütün tarihi dönemleri yaşamış bundan ötürü de büyük çoğunluğu günümüze gelebilen sivil mimari örneklerini bu uzun geçmişin bir ürünü olarak korumuştur. Diyarbakır’ın ünlü sur ve kalelerinin yanı sıra camileri, medreseleri, türbeleri, dergahları, hanları, hamamları, köprüleri ve sivil mimari örneklerinin de kendisine özgü bir konumu olmuştur. İklim koşullarından ötürü yapılarda farklı yapım teknikleri<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/karatasli-kayip-sehir/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/evler2.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/evler2-150x150.jpg" alt="" title="evler2" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-86" /></a><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/evler.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/evler-150x150.jpg" alt="" title="evler" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-85" /></a><br />
Diyarbakır Evleri</p>
<p>Diyarbakır, sivil mimari yönünden Güneydoğu Anadolu’nun en zengin örneklerini bir araya getirmiştir. Yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişi olan Diyarbakır, Anadolu’nun bütün tarihi dönemleri yaşamış bundan ötürü de büyük çoğunluğu günümüze gelebilen sivil mimari örneklerini bu uzun geçmişin bir ürünü olarak korumuştur. Diyarbakır’ın ünlü sur ve kalelerinin yanı sıra camileri, medreseleri, türbeleri, dergahları, hanları, hamamları, köprüleri ve sivil mimari örneklerinin de kendisine özgü bir konumu olmuştur. İklim koşullarından ötürü yapılarda farklı yapım teknikleri uygulanmıştır. Şehrin tarihi kimliğinin yanı sıra iklim koşulları da sivil mimaride en uygun biçimde kullanılmıştır. Bu arada yerel malzemeler ile dışarıdan getirilenler yapılanmada büyük rol oynamıştır. </p>
<p>Diyarbakır sivil mimarisinin oluşmasında surlar önemli bir rol oynamaktadır. Surlar kentin genişlemesini sınırladığı için sur içinde yoğunlaşma artmış, evler birbirine bitişmiş, sokaklar daralmıştır. Bu tür bir sıkışıklık sokakların şekillenmesinde ve mahremiyeti sağlamak için evler, sokaklardan yüksek duvarlarla ayrılmıştır. Roma döneminde kalan ve günümüzde de halen kullanılan kanalizasyon ağı, mimari dokunun eskiden de sıkışık olduğunu göstermektedir. Diyarbakır evleri genel olarak düzensiz bir geometri ile birbirinden ayrılır ya da birbirlerine yaklaşır. </p>
<p>Atatürk, l937 yılında burayı ziyaretinde kentin imarı için verdiği emirde Diyarbakır’da yeni yapılanmanın yanı sıra sivil mimari örneklerinin de korunması gerekliliğini vurgulamıştır; </p>
<p>“Yeni Diyarbakır kurulur ve eski Diyarbakır da imar ve tezyin edilirken, tarihi kıymeti haiz tek bir eser hırpalanmayacaktır ve iyi bir surette muhafaza edilecektir.” </p>
<p>Diyarbakır evleri köylerde ve şehirlerde farklı ev tiplerinin olduğu açıkça görülmektedir. Köy ve kasaba evlerinde Orta ve Doğu Anadolu’nun kerpiç duvarlı, toprak damlı, küçük pencereli, çamur veya tezekle sıvanmış evleri çoğunluktadır. Bu evler tek katlı, uzun ağıllıdır ve geniş bir avlu içerisinde yer almışlardır.Yazların çok sıcak, kışların da çok soğuk geçtiği Diyarbakır evlerinde avluların büyük önemi vardır. Bundan ötürü de yerleşim ve yaşam avlu etrafında yoğunlaşmıştır. Dış dünyadan soyutlanmış ve kendi mahremiyeti içerisinde ev halkı burada yazın sıcağına, kışın soğuğuna karşı yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Yazlık, kışlık ve baharda kullanılan mekanlar aynı ev şeması içerisine yerleştirilmiştir. Diyarbakır evlerinin bütün bölümleri avlu ile bağlantılıdır. Bu avlulardan bodrum ve sergah için alt kata, oda, sofa, eyvan, ara katlar, üst katlardaki odalar ve dam için yukarıya yönelirler. Evlerde oda sayıları ailenin büyüklüğüne göre değişmektedir. </p>
<p>Diyarbakır evlerinde bahçenin de büyük önemi vardır. Evler şehrin dar sokakları, yüksek avlu duvarları içerisine kapanmışlardır. Avlu ve bahçeye girildiğinde dış dünyadan tamamıyla ayrılır; havuz, açık eyvan, tulumba, kuyu ve merdivenlerle bu avluda karşılaşılır. Avlularda yer alan havuzların da ayrı birer görünümleri vardır; bunların bazılara dikdörtgen, elips, sekiz köşeli ve dilimli daire şeklindedirler. Havuz kadar önemli olan havuzdan boşalan sular için yapılan su kanalcıklarıdır. </p>
<p>Eski çağlardan itibaren bu evlerin muntazam kanalizasyon yolları da bulunmaktadır. Ayrıca Diyarbakır’a l5 km. uzaklıktan Gözeli’nden getirilen Hamravat Suyu her eve künklerle dağıtılmıştır. Bu su Diyarbakır’a kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle getirilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman 1549’da İran seferi nedeniyle Halep’ten dönerken yolda hastalanmış ve Diyarbakır’da kalmıştır. Karacadağ’da istirahat eden padişah sağlığına kavuşunca da Hamravat suyunun şehre getirilmezsini emretmiştir. Bunun için Vali Bali Paşa görevlendirilmiş, Mimar Sinan’ın kalfalarından Kastamonulu Kasım Çelebi künklerle şehre sular getirilmiştir. O günden bugüne kadar şehir içerisinde bir su dağıtım şebekesi kurulmuştur. Nitekim günümüzde söylenen “ Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” sözü o günlerden kalmıştır. Bu yüzden de her eve ayrı ayrı havuzlar yapılmıştır. Diyarbakır evlerinde havuz, vazgeçilmez bir unsurdur. Zengin evlerinde bazen bu havuzların eyvanın içerisine kadar girdikleri görülmüştür. Bazı örneklerde buralara küçük selsebiller eklenmiştir. Bunun da nedeni selsebillerin eve serinlik sağlamasıdır. </p>
<p>Ataerkil aile yapısına sahip olan Diyarbakır’da evler büyük aile yapısına uygun olacak biçimde düzenlenmiştir. Bunun yanı sıra eski köylerde geniş kemerli, eyvanlı eski taş yapılarla da karşılaşılmaktadır. Bu tür evler daha çok Diyarbakır’ın eski yerleşim alanlarında bulunmaktadır. Diyarbakır evlerinde suyun, sıcaklığın, soğuğun da büyük etkisi vardır.<br />
Diyarbakır surları dışında kalan evlerde surlarda kullanılan taşların benzerleri kullanılmış, üzerleri toprak damla örtülmüştür. Evlerde kullanılan ana malzeme lavların püskürtmüş olduğu bazalt taşlarıdır. Bu taşların işlenmelerinin kolay olmasının yanı sıra aynı zamanda klima işlevini de sürdürmeleri yörede kullanılmalarının başlıca nedenidir. Ayrıca bazalt taşı suyu emmez. Dona, darbelere, asitlere, sürtünmeler karşı dayanıklıdır ve renk değiştirmezler. Kalker taşı Diyarbakır’a dışarıdan getirilmektedir. Bu nedenle ve pahalı oluşundan ötürü de ancak süs malzemesi olarak zengin konaklarında dekoratif nitelikte kullanılmıştır. </p>
<p>Diyarbakır’ın ormanlık alanlarının olmaması ahşabın yapılanmada ikinci planda kalmasına ve yalnızca dekoratif olarak kullanılmasına yol açmıştır. Bununla beraber Diyarbakır’da bulunan kavak ağacından da yararlanılmıştır. Esnemeye belirli ölçülerde dayanıklı oluşundan ötürü de çoğunlukla tavan kirişlerinde kullanılmıştır. Bununla beraber doğramalık kereste dışarıdan getirilmiştir. Evlerde bağlayıcı unsur olarak kireç kullanılmıştır. Duvarlarda görünen yerlere ince yontma taşlar, onların arka yüzlerine moloz taşlar dizilmiştir. Taşlarda iç sıra ile dış sıra birlikte örülür. Bu yapı tekniği Roma ve Bizans duvarlarında da görülmüştür. Tuğla üst örtülerde pek fazla görülmemektedir. </p>
<p>Diyarbakır evleri, dış baskınlara karşı korunaklı olarak yapılmış, avlu çevresinde gelişmiştir. Evlerin plan düzeninde de iklimin büyük etkisi olmuştur. Bunun içinde, çoğu kez dar sokaklarda bulunan evlerin dışa açılan pencereleri oldukça azdır. Dışarıdan şekilsiz görülen bu evlerin içerisi bezeme yönünden oldukça zengindir. Ahşap işçiliğine ve çeşitli boyalı nakışlara içeride, özellikle tavanlarda geniş yer verilmiştir. Zenginlere özgü evlerde tepe pencerelerinde renkli camlar, alçı içlik pencereler değişik şekillerde kullanılmıştır. Bu tür tepe pencereleri de evlere ayrı bir hava vermiştir. </p>
<p>Diyarbakır’ın zenginlere özgü evleri harem ve selamlık olmak üzere iki ayrı bölümden meydana gelmiştir. Bu bölümlerin dışarıdan birbirlerinden ayrı girişleri vardır. İçerideki bağlantıları da döner dolapların yardımıyla sağlanmıştır. Ancak günümüz Diyarbakır evlerinde, yakın tarihlerde yapılan yapılanmalarda bu düzen tamamen ortadan kalkmıştır. Avluya açılan odalar yazlık ve kışlık olarak avlunun değişik yönlerine iklim koşulları dikkate alınarak yerleştirilmiştir. Diyarbakır evlerinde eyvanların da büyük önemi vardır. Bu evlerin odağı avlulu evlerdeki eyvanlardır. Diyarbakır’da eyvansız ve avlusuz ev bulunmamaktadır. Eyvanın görevi avlu ile evin kapalı mekanları arasında yarı açık alan olmasıdır. Bu yöredeki eyvan ön yüzü avluya açılan ve serinlemeye yönelik bir bölümdür. Daha çok da sıcak ülkelerde görülmektedir. Diyarbakır da eyvanlar tek gözlü, iki gözlü ve üç gözlü olarak bölümlere ayrılmaktadır. Ev sahiplerinin maddi güçlerine göre evlerde eyvan sayısı da artmaktadır. Bunların altlarında bodrumlar bulunmaktadır. Bununla beraber altlarında bodrum bulunmayan eyvanlara da Diyarbakır’da rastlanmaktadır. </p>
<p>Diyarbakır evlerinde odalar kapalı alanlarda yer alır ve bunlar yemeye, oturmaya ve yatmaya ayrılmışlardır. Bu odalar doğrudan avluya açılabildiği gibi eyvanlarla da bağlantılıdır. Avludan veya avludan bağlantılı odalar arasında da bazı farklılıklar bulunmaktadır. Avludan girilen odalar doğrudan doğruya toprağa oturmaktadır. </p>
<p>Evlerin dışarısında ve içerisindeki pencereler, merdiven kenarları demir parmaklıklarla hareketli bir görünüme ulaşmıştır. Evlerin içerisindeki duvarlara kapıları olmayan nişler ve dolaplar yerleştirilmiştir. Alt kattaki zeminler betona benzer bir örtü ile kaplanmıştır. Kışın bunların üzerine halılar, düz yaygılar serilir, yazın da bunlar kaldırılırdı. İkinci katlar genellikle sokağa bakan odalar konsollar ve bağdadi şahnişler, cumbalar ile dışarıya taşırılmıştır. Buradaki odaların zemini şahnişlerden biraz daha yüksek tutulmuştur. Pencereler daha alçak olup, sedirlerin üzerinde oturanların, oturdukları yerden rahatça dışarıya seyredebilmeleri sağlanmıştır. Bu tür odalara yörede örtme odalar ismi verilmiştir. Dar sokaklarda bulunan odaların karşı evlerin duvarlarına yakınlığından ötürü bu yöne pencereler açılmıştır. Ancak avluya bakan cephelerde pencere sıralarına fazlaca yer verilmiştir. </p>
<p>Diyarbakır evlerinin bir özelliği de sertaplardır. Sıcak yaz günlerinde eyvan ve avlular yetersiz kalınca buna önlem olarak bir nevi sığınak olan sertaplar yapılmıştır. Bunlar evlerin yerleşme planı içerisinde bir tür bodrum odası olup avluya açılırlar ve kuzeye yöneliktirler. Diyarbakır Cahit Sıtkı Tarancı evinde olduğu gibi bazı örneklerde iki basamakla içerisine girilen dikdörtgen mekanlardır. Bunların uzun kenarları avluya bakar ve iki, üç pencere ile aydınlatılmışladır. </p>
<p>Evlerin üzeri çoğunlukla sıkıştırılmış toprak damla örtülmüştür. Bu tür toprak damlar yazın sıcağına karşı korunaklı, kışın da soğuğundan arındırılmıştır. Yaz aylarında bu toprak damların üzerine taht denilen karyolalar kurulur. Oldukça yüksek olan tavanlarda üst örtüde tavan kirişleri düzgün uzun kavak ağaçlarından yararlanılmıştır. Diyarbakır evlerinde odalar avluya açıktır. Ancak şahnişleri sokağa bakar, pencereler kafeslidir. </p>
<p>Diyarbakır evlerinin her birisinde mutlak bir avlu bulunmaktadır. Bu avlular bazalt kesme taşından muntazam olarak yapılmıştır. Avlu zemininden bir iki basamakla çıkılan eyvanların üç tarafı penceresiz olarak kapalı, avluya bakan tarafı da tamamen açıktır. Çoğunlukla bu avlular iklimden ötürü kuzeye yöneliktir. Eyvanların arkasındaki odalar evin en geniş ve en ferah odasıdır. Mutfakların yüzleri avluya bakar ve çoğunlukla bir kemerle avludan ayrılmışlardır. Rüzgarı az, güneşi bol olan evlerin kuzey yönleri mutfak için ayrılmıştır. Mutfağa avludan düz ayakla geçilir. Mutfakların altına bu nedenle bodrum, kiler gibi bölümler yapılmamıştır. Mutfaklarda su ve ısıtma tesisatına da rastlanmaz. Bunun için evin bu işle uğraşanları mutfağa yakın yerde yemek hazırlığını yapar ve mutfağa yalnızca pişirme amaçlı olarak girerlerdi. </p>
<p>Diyarbakır evlerinde helalar avlu ile doğrudan bağlantılı olarak sokağa en yakın yerde yapılmıştır. Bunun da nedeni kanalizasyon kanallarının boylarının sağlık açısından kısa tutulmasındadır. </p>
<p>Kesme taştan meydana gelen evlerin taş aralarına derzler yapılmış, bunlar evlerin görüntüsüne değişik bir şekil vermiş ve bazı örneklerde de üzerlerine motifler de işlenmiştir. Bu derzleri terkibi günümüzde de bir türlü çözülememiştir. Cephelerde uygulanan beyaz-siyah cephe düzeni avlu ve ev duvarlarında çok sık kullanılmıştır. Horasan harcın kullanılması yörede ikinci plandadır. </p>
<p>Diyarbakır evlerinde merdivenlerin de ayrı bir yeri vardır. Bunlar avlulardan eve girişlerde sağır duvarlara yaslanırlar. Odalara çıkan merdivenler oldukça sadedir. </p>
<p>Diyarbakır evlerinde süslemeler evlerle bütünleşmiştir. Evlerde en çok süslenen bölümler avluya bakan cepheler olmuştur. Bunlarda taş içliğinin örnekleri ile karşılaşılır. Duvara gömülü geometrik şekiller , dilimler, zikzaklar en yaygın olan örneklerdir. </p>
<p>Diyarbakır evlerinin demir parmaklıkları, alçı tepe pencereleri, renkli camları, alçı tepe pencereleri, vitrayları, ahşap kapı ve doğramalar, saçak bordürlerinin çoğu evlerin bazıları yıkıldığından müzelere taşınmıştır. Ahşap malzeme olarak çoğunlukla çıralı çam kullanılmıştır. Evlerin alt katlarına depo ve kilerler yerleştirilmiştir. </p>
<p>Diyarbakır evlerinde odaların içerisinde banyo düzenine, gusülhaneye pek rastlanmaz. Yalnızca birkaç evde özel olarak yapılmıştır. Evlerin ayrı hamamları vardır. Bunlar küçük ölçüde kurnalı yapılardır. Hamamların soyunma ve sıcaklık bölümleri vardır. Bunlar avludan tepe pencereleri ile aydınlatılırlar. </p>
<p>Bu evlerin ana yapım malzemesinin taş, toprak oluşu da onların uzun süre ayakta kalmalarını sağlamıştır. Çinili bezemeye, demir lokumlu parmaklıklara, tuğla, sırlı tuğla süslemelere evlerde rastlanmaktadır. Ancak ev duvarlarında sülüs nesih yazılı kitabeler taşa oyularak duvarlara yerleştirilmiştir. </p>
<p>Diyarbakır’ın eski evlerine Balıkçılarbaşı, Savaş Mahallesi’nde,Yukarı Al Emiri Sokak’ta Köprülü Sokak’ta, İshak Sükuti Sokak’ta, Küçük Sürgü Sokak’ta, Büyük Sürgü Sokak’ta Küçük Kavas Sokağı’nda, Orta Kavas Sokağı’nda, Saatçi Sokak’ta, Zingilli Sokak’ta, Yumurtacı Sokak’ta; Cemal Yılmaz Mahallesi Dutlupınar Sokak’ta, Muallak Sokak’ta; Hasırlı Mahallesi Çizmeci Sokak’ta; Fatihpaşa Mahallesi Kumlu Sokak’ta; Özdemir Mahallesi Sabuncu Sokak’ta, Direkçi Sokak’ta; Süleyman Nazif Mahallesi Ocak Sokak’ta; Abdal Dede Mahallesi Teyze Sokak’ta, Deve Hamamı Sokak’ta, Özbay Sokak’ta; Ziya Gökalp Mahallesi Behram Paşa Sokak’ta Sülüklü Sokak’ta, Lale Sokak’ta, Dabanoğlu Mahalle Çelikmen Sokak’ta Orta Karataş Sokak’ta, İnönü Mahallesi İskender Paşa Sokak’ta,Telgrafhane Sokak’ta görülmektedir. Bunların yanı sıra Arap’ın Köşkü, seman Köşkü, bugün Muş Oteli olarak kullanılan yapı, Üstünler Evi, Azizoğulları Evi ile Ziya Gökalp Müzesi olarak kullanılan yapı Diyarbakır’ın en önemli ve tanınmış sivil mimari örnekleri arasındadır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/karatasli-kayip-sehir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KERVANSARAYIMIZ</title>
		<link>http://diyar21.com/index.php/2011/01/30/</link>
		<comments>http://diyar21.com/index.php/2011/01/30/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 21:30:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[HAMAMLARIMIZ]]></category>
		<category><![CDATA[KERVANSARAYLAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyar21.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[DİYARBAKIR Hanlar, Kervansaraylar Diyarbakır, Tarihi İpek Yolu&#8217;nun merkezlerinden olması sebebi ile önemli hanlara sahiptir. Deliller Hanı, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han&#8217;da geçmişte olduğu gibi günümüzde de halı, kilim ve gümüş işleme satan dükkanlar bulunmaktadır. Deliller Hanı ( Hüsrev Paşa Hanı) Mardin Kapı mevkiinde bulunmaktadır. Mimari kimliğini koruyarak, günümüze kadar ayakta kalabilmiş hanların en önemlilerinden biridir. 1527 yılında Diyarbakır Valisi Hüsrev Paşa tarafından arkasındaki cami ve medrese ile birlikte yaptırılmıştır. Binanın Deliller Hanı olarak anılmasının<a href="http://diyar21.com/index.php/2011/01/30/">&#160;&#160;[ Read More ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/kervan.jpg"><img src="http://diyar21.com/wp-content/uploads/2011/01/kervan-150x150.jpg" alt="" title="kervan" width="150" height="150" class="alignnone size-thumbnail wp-image-72" /></a><br />
DİYARBAKIR<br />
Hanlar, Kervansaraylar<br />
Diyarbakır, Tarihi İpek Yolu&#8217;nun merkezlerinden olması sebebi ile önemli hanlara sahiptir. Deliller Hanı, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han&#8217;da geçmişte olduğu gibi günümüzde de halı, kilim ve gümüş işleme satan dükkanlar bulunmaktadır. </p>
<p>Deliller Hanı ( Hüsrev Paşa Hanı) </p>
<p>Mardin Kapı mevkiinde bulunmaktadır. Mimari kimliğini koruyarak, günümüze kadar ayakta kalabilmiş hanların en önemlilerinden biridir. 1527 yılında Diyarbakır Valisi Hüsrev Paşa tarafından arkasındaki cami ve medrese ile birlikte yaptırılmıştır. Binanın Deliller Hanı olarak anılmasının sebebi, Hicaz’a gidecek hacı adaylarını götürecek delillerin (rehber) bu handa kalmalarındandır.</p>
<p>Hasanpaşa Hanı </p>
<p>Ulu Cami’nin doğusundadır. Osmanlı dönemi Valilerinden Vezirzade Hasan Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılmıştır. Avlulu, iki katlı olarak inşa edilmiştir. Avlunun ortasında sütunlu ve üstü kubbeli bir şadırvan bulunmaktadır.</p>
<p>Kervansaray</p>
<p>Mimarisi ve iç yapısı ile görülmesi gereken yerlerden biri olan Kervansaray, bugün restore edilerek otel haline getirilmiştir. </p>
<p>Surlar</p>
<p>Diyarbakır Surları: Çin Seddi&#8217;nden sonra en uzun sur olması ile ünlenen Diyarbakır Surları 5.5 km uzunluğunda ve 7-8m yüksekliğindedir.16 kalesi ve 5 çıkış kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yeridir. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla dekore edilmiştir.</p>
<p>M.Ö. 349 yılında Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmemektedir. </p>
<p>Çayönü buluntuları: Diyarbakır&#8217;ın 65km kuzeybatısında Elazığ karayolu üzerinde Ergani ilçesinde bulunan Çayönü antik kenti cilalı taş devrine yani günümüzden yaklaşık 9000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu yerleşim yerinin ilk yerleşik hayata geçilen yerlerden biri olduğu saptanmıştır. Çayönü İlkel yerleşmesinde çıkartılan öğütme taşları, çakmak taşı, kemikten ve bakırdan yapılan çeşitli aletler Diyarbakır Arkeolojik Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir. </p>
<p>alıntı kulturve turızm bakanlığı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyar21.com/index.php/2011/01/30/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

